|
AİLEDE ŞİDDET VE ÇOCUK EĞİTİMİ
Aile toplumsal yaşamın bir parçası olup,birlikte yaşamanın temellendiği bir kurumdur.İnsan ilişkilerinin şekillenip,sorgulandığı,ailedeki her bireyin bu kurumun bir parçası olduğu ve değişik roller üstlenerek kurumsallaşmaya katkı koydukları yapılan araştırmalar sonucu ortaya çıkmış bulunmaktadır.Kişilerin bu kurum içinde üstlendikleri roller kendine özgü kişilik ve davranışların gelişmesine neden olur.
Aile toplumsal yaşamın bir parçası olup,birlikte yaşamanın temellendiği bir kurumdur.İnsan ilişkilerinin şekillenip,sorgulandığı,ailedeki her bireyin bu kurumun bir parçası olduğu ve değişik roller üstlenerek kurumsallaşmaya katkı koydukları yapılan araştırmalar sonucu ortaya çıkmış bulunmaktadır.Kişilerin bu kurum içinde üstlendikleri roller kendine özgü kişilik ve davranışların gelişmesine neden olur.
Bu kişilik ve davranış türlerinin bazıları kalıtsal,bazıları da yaşamdan ve çevreden edinilen alışkanlıklarla ilişkilidir.Aile içerisindeki roller KATI ise dünyayı tek boyutlu gören , kalıplaşmış benlik yapısına sahip insanlar yetişir.Ailedeki roller ESNEK ise,dünyayı çok boyutlu görebilen, hoşgörülü insanlar yetişir.
Birey davranışları ile içinde yaşadığı aile ortamını yansıtır. Çocuğun ya da gencin eğitiminde ailenin yerine getirmesi temel değerler vardır. Bunlar;
a- Değerli bulunma
b- Güven duyma,paylaşma.
c- Yakınlık ve dayanışma.
d- Sorumluluk duyma,görev alma.
e- Yaşamla mücadele edebilme duygusu.
Ailenin sosyo-ekonomik,kültürel yapısı ile aile ,kurum ve içindeki ilişkiler,çocuğun kişilik yapısına yansımaktadır.Çocuğun eğitiminde ve sosyalleşmesinde,onun sağlam kişilikli ve olgun davranışlar ortaya koyan bir birey olmasında etkili olmaktadır.Çocuğun kişilik eğitiminde anne ve babaların çocuklara karşı takındıkları OLUMLU ya da OLUMSUZ tutumlar önemli bir yer tutmaktadır.
Ayrıca çocuğa toplumsal ilgi göstermek zorundayız.Ailede,anne-babanın yaşamını sürdürmet için çalışmak zorunda olduğu günümüz koşullarında,ailenin çocuklara yönelik ilgisinde birazalma olduğunu söyleyebiliriz.Bu durum çocukları içine KAPANIK ,sorunlu ve bencil davranma duygusu içinde yaşama katmaktadır.
Ülkemizde özellikle kırsal bölgelerde ve büyük kentlerin varoşlarında OTORİTER BABA motifi etkindir. Böylesi ailelerin çocuklarının ruhsal gelişmeleri çok sağlıklı olmamaktadır.Hatta yok denecek kadar azdır.Bu aile yapılarında bütün ÖZGÜRLÜKLER baba için geçerlidir.Ailenin diğer bireyleri babaya itaat etmektedir.Anne ve diğer aile bireyleri yoğun baskı altındadır.Aile ise baskılanmanın sonuçlarını KADER GİBİ benimseyip yaşadığı HAK yoksunluğunu şiddet uygulayıp, baskı kurarak çocuklarına yansıtmaktadır!
Suçlu çocuklar üzerinde yapılan istatistiklerde çocuğun suça itilmesinde otoriter babanın ve annenin baskıcı ve katı disiplin anlayışının yansımalarının ortaya çıktığı anlaşılmış ve belgelenmiştir.
Türkiye aile içi şiddet sıralamasında Pakistan,İran ve Hindistan’dan sonra dördüncü sırada gelmektedir
Aile içindeki şiddet,bir TERBİYE yöntemi olarak algılanmaktadır.Aileler arasında yapılan anketlerde 100 aileden 34’ünde şiddete başvurulduğu görülmektedir.Her iki aileden birinde ise çocuklar dövülmektedir.Küçükken utanca boğulan,aşağılanan,horlanan ve dayak yiyen çocuk,çevresini sürekli denetim altında tutmaya çalışır,kimseye güvenmez,diğer insanlarla olumsuz ilişkiler içine girer.Dürüst olmaz,sürekli yalan söylemeye yönelir.Aile içi iletişim kaybolur.Şiddeti bir davranış biçimi olarak benimser,yetişkinlerden korkarak büyür.
Oysa çocuklara zaman ayırmak zorundayız.ELİMDE DEĞİL NE YAPAYIM,SÖZDEN ANLAMIYOR demeye hakkımız yoktur.
Anne karnında başlayan ailedeki şiddet uygulamasını ortadan kaldırmak için aile içinde ÖZGÜRCE TARTIŞMA VE DEMOKRATİK DAVRANMA VE KATILIMCILIK ilkelerini geliştirip yerleştirmek gerekir.
Dayak yada şiddet uygulamalarının çocukta ortaya çıkardığı olumsuzluklar:
a- Çocukta kişilik ve kimlik kaybı oluyor,güven ortadan kalkıyor,
b- Şiddet çocukları tepkisizliğe,yalnızlığa.çaresizliğe,güçsüzlüğe,karamsarlığa itiyor.
c- Anne-babanın kötülüğüne inanıyor.Sevilmediği hissine kapılıp ruhsal bunalıma düşüyor,depresyon yaşıyor.
d- Dayak sonrası çocuklarda uyum bozuklukları,altını ıslatma.kekemelik,parmak emme ve başkaca fiziksel bozukluklar ortaya çıkıyor.
|