|
726. Ertuğrul Gazi'yi Anma Şenlikleri dolayısıyle düzenlenen resim yarışmasında Türkiye ikincisi olduğumu duyduğumda çok sevinmiştim. Bilecik Söğüt Kaymakamlığı tarafından şenliğe davet edildik. 6 Eylül'de sıcak ve nemli bir Trabzon gecesinden otobüs ile başlayan yolculuğumuz, 7 Eylül'de serin yayla havasını soluduğumuz Söğüt'te sona erdi. Yolculuğun yorgunluğunu yüzüme çarpan ılık rüzgar unutturmuştu. Mis gibi tertemiz yayla havası yüreğime işlemişti. Her yer şenlik bayraklarıyla ve süslemelerle donatılmıştı.
Şehirde yetişmiş biri olarak, bu güzel yayla ortamı ve insanlığın sıcaklığı beni çok etkilemişti. Yörük hayatı, yörük çadırları ve yörük renlerinin zenginliği çok ilgimi çekmişti. Ayrıca çok ilgimi çekmişti. Ayrıca yörük çadırında içtiğim çayın tadı hala damağımda. Gökyüzünde çok yakın hissediyordum kendimi. Sanki elimi uzatsam tutacak gibiyim bulutları. Hayatımda hiç uyamadığım kadar güzel uyudum Söğüt'ün gecelerinde. Ödül töreninde ise çok heyecanlandım ve Trabzon BİLSEM'li olmanın gururunu yaşadım.
Söğüt'ten ayrılırken hüzünlendim. Çünkü bu insanlar, bu hayat tarzı, bu kültür, bu dağ havası, bu yayla hayatı yüreğimde öyle derin iz bırakmıştı ki oradan ayrılırken;
Bir kuş olup uçacağım bir gün
Konacağım yüreklerinize,
Bir kez daha görüşeceğiz demiştim içimden
Elvada derken Söğüt'te
YILDIZ SAĞNAK
|