meblogo_2.jpg
 

Twitter

Nihan Dilan CANTÜRK

Nihan Dilan CANTÜRK
BENİM TRABZON'UM
 
Diğer Yazıları

Muhammet Enes TOPALOĞLU

Muhammet Enes TOPALOĞLU
Tarih, Unutulunca Tekerrür Eder; Unutmamak İçin Okumak
 
Diğer Yazıları

Gönül Nur DEMET

Gönül Nur DEMET
GÜNAYDIN
 
Diğer Yazıları

Hilal GÜNGÖR

Hilal GÜNGÖR
İLKBAHAR BİR BAŞKADIR
 
Diğer Yazıları

Bilim Kampımızı Destekleyenler

TRABZON VALİLİĞİ

TRABZON BELEDİYESİ 

İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ 

AKÇAABAT KAYMAKAMLIĞI

AKÇAABAT MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ

TRABZON TİCARET ve SANAYİ ODASI

KARAYOLLARI BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 

TRABZON DEFTERDARLIĞI

 

 

 

 

 

 

 merve_salci

 

Ulusal ve Uluslararası Yarışmalarda

Ödül alan Resimler TIKLAYIN

ANASAYFA arrow REHBERLİK arrow SÖYLEŞİ
SÖYLEŞİ Yazdır E-posta

RUSYA FEDERASYONU TRABZON BAŞKONSOLOSUYLA BİR SÖYLEŞİ

 

  14.04.2010 Çarşamba günü Trabzon’daki Rusya Federasyonu Trabzon Başkonsolosu ile mülakat yapmak için konsolosluğun bulunduğu Ortahisar’ın yolunu tuttuk. Bu tarihi mekândaki konsolosluk binası da tıpkı Trabzon Bilim ve Sanat Merkezi gibi kesme taştan yapılmış eski bir yapı idi.

  Ortahisar Trabzon’un en eski mekânlarından birisi. Haliyle burada tarihi bina olarak sadece konsolosluk binası yok, diğer yapıları da unutmamak gerekir. Bunlar arasında hemen konsolosluğun yakınlarındaki eski cezaevi olan Hüseyin Kazaz Kültür Merkezi, eski vilayet konağı olan Kültür Müdürlüğü, Trabzon’un fethinin sembolü Fatih Camii ve benzer birçok önemli yapıyı sayabiliriz.

  Merkezi bir konumda olan Ortahisar’a ulaşım kolay, ancak yakınlarında park sıkıntısı hemen göze çarpıyor. Konsoloslukta veya Ortahisar’da bir işiniz varsa ve aracınız ile geliyorsanız, bu durumu dikkate alsanız iyi olur.

  Sözleştiğimiz saatte konsolosluğun önündeyiz. Güvenlik görevlisi bize randevu alıp almadığımızı soruyor ve evet cevabını verip zile basıyoruz. Kapı açılıyor. Bizi konsolos Sayın Aleksi Bey karşılıyor. Aleksi bey oldukça zinde bir insan görünümünde, yaşına göre çok genç gösteriyor. Sokaktan ard arda iki demir kapıyı geçerek etrafı yüksek taş duvarlar ile çevrili konsolosluğun küçük bahçesine ve ardından da kabul salonuna giriyoruz. İçeri girdiğimizde genişçe bir kabul salonunda buluyoruz kendimizi. Karşımızda Rusya Federasyonunun sembolü iki başlı kartalın bir başı sağa, bir başı sola bakıyor. Tıpkı Selçuklularda olduğu gibi burada da doğuya ve batıya hâkimiyet anlatılmak isteniyor herhalde. Biz etrafı incelerken Aleksi Bey bizi oturma odasına buyur ediyor. Biz çok daha resmi bir ortam beklerken, kendimizi adeta evdeymişiz gibi hissediyoruz. Bizler için kuruyemiş, kek pasta, içecek hazırlamışlar. Ama buralarda misafirliklerde pek alışık olmadığımız türden bir ikram daha var: sakız... Evet, sehpaların üzerinde tabak tabak sakızlar var. Öğretmenimiz durumu Rusya’da sakızın sevilmesi ile ilgili olabileceği şeklinde açıklıyor. Ardından Aleksi Bey başkonsolos Kirill beyi çağırmak üzere odadan ayrılıyor. Çok geçmeden Başkonsolos Sayın Kirill Fedorov geliyor. Söze kendimizi tanıtmakla başlıyoruz. Konsolos ve Başkonsolosun espri yapacak derecede Türkçe bilmesi hoşumuza gidiyor. Konuşmalarında kullandıkları “İnşallah”, “Vallahi Billahi”, “Tövbe Estağfurullah” gibi ifadeler de kültürel etkileşimin çok güzel örneklerinden. Sıcak bir ortamda geçen mülakatımız şöyle:

  - Nasıl bir eğitim aldınız?- Ben, Moskova Üniversitesi’nde Türkoloji bölümünden mezun oldum. Bizde de sizdeki eğitim sistemi gibi önce ilkokul sonra lise daha sonra üniversite var. Fakat benim annem ve babam diplomat olduğu için eğitimimi farklı ülkelerde devam ettirdim. Ancak büyükelçiliklerimizin bünyesinde genelde okul da olduğu için eğitimimde bir sıkıntı yaşamadım.

 

  - Aileniz, çocuklarınız nerede? Çocuklarınız nerede eğitim görüyor?-. Dış ülkelere gidecek olan konsoloslar seçilirken çocuksuz veya çocuklarının yetişkin olmasına dikkat ediliyor. Bir çocuğum var ve yetişkin olduğu için onu Moskova’da bıraktık, fakat hanımım yanımda. Biliyorsunuz onlarsız olmaz. Hele yabancı memlekette…

 

  - Farklı dine mensup bir ülkede yaşıyorsunuz. Bunun size bir etkisi var mı? - Bu durum bizim için çok doğal, daha önce söylediğimiz gibi biz Türkoloji mezunuyuz, genç yaşta Türk kültürünü öğreniyoruz ve alışıyoruz. Her ülkede farklı dinlerden yaşayan insanlar ve bu insanlar için ibadethaneler var. Ayrıca ülkemizde de Müslümanlar ve tabi camiler de var. Moskova’da, Kazan’da…

 

  - Türklerin en önemli özelliği nedir sizce?- Türkler açık kalpli ve yardımsever insanlar. Türkler toplum olarak çok hoşuma gidiyor.

 

  - Trabzon’daki görevinize ne zaman başladınız?- Yaklaşık 10 ay önce Trabzon’da göreve başladım. Buradaki görevimiz sona erince tekrar Moskova’ya döneceğiz. Daha sonra görev için nereye gönderilirsek oraya gideceğiz.

 

  - Trabzon’da sizi şaşırtan, sizin ilginizi çeken ne oldu?- Siz daha yavaş hareket ediyorsunuz, çok rahat hareket ediyorsunuz. Yolda bir araç geliyor, yoldan karşıya geçen kişi elinde telefon, dünya umurunda değil, çok rahat bir şekilde yürümesine devam ediyor.

 

  - Olumsuz şeylerle karşılaşıyor musunuz?- Hayır, biz olumsuz bir şey yapmıyoruz ki, olumsuz bir şeyle karşılaşalım. Burada vali beyle ve diğer üst düzey yöneticilerle yerel makamlarla aramız, ilişkilerimiz çok iyi.

 

  - Rus ve Türk kültürü arasında benzerlikler var mı?- Tabii var. Öncelikle hepimiz insanız. Birinci ortak nokta bu. İkincisi algılamamız, mizah anlayışımız da çok benziyor. Birbirimizin esprilerini çok rahat bir şekilde anlayabiliyoruz.

 

  - Konsoloslukların görevleri neler?- Vize işlemlerini biz yapıyoruz. Bunun yanı sıra gündemi takip ediyor, Moskova’yı bilgilendiriyoruz. Ayrıca üniversite, TTSO ve TÖMER gibi Rus Dili ile ilgili kurslara yardımcı oluyoruz. Rusya’ya dil eğitimi için gideceklere yardımcı oluyoruz.

 

 

 

  - Moskova’da başka hangi eğitim kurumları var?- Müzik olabilir. Bizde Moskova Üniversitesi çok ünlü eğitim konusunda. Ama Moskova dünyanın en pahalı şehri. Edebiyat, kozmos (uzay)  eğitimleri de iyi. Bizde de eğitim 7 yaşında başlıyor. Bizde de çok çalışan öğrencilere botanik deniyor. Bu arada konsolos Aleksi Bey bize çalışmanın yanı sıra spor yapmayı da tavsiye ediyor ve bu konuda haklı da.
 

 

  - Neden sadece Trabzon, İstanbul, Ankara ve Antalya’da konsolosluklarınız var?- İstanbul büyükşehir, Ankara idare merkezi, Trabzon bizim için çok önemli, bize çok yakın olduğu için ve konumu nedeniyle, Antalya da turistik olduğu için konsolosluklarımızı buralara kurduk.

 

    

  Çok samimi bir şekilde gerçekleşen bu tatlı söyleşi hatıra fotoğrafları çekimiyle son buluyor. Evet, Ruslar da bizim kadar misafirperverdir denilebilir. Teşekkürler Rusya Federasyonu Trabzon Başkonsolosluğu, hepinize teşekkürler. 

 

                                                                                                                                                                  M. Enes TOPALOĞLU

                                                                                                                                                                    BYF- TÜRKÇE DERSİ

 
 
 
 
 
 
 
 
 

 

 
< Önceki
CSS Valid XHTML Valid
Designed by RocketTheme