|
Okuma kültürü, çağrışımları bakımından ideal bir konumu işaret etmekle birlikte, ülkemizde ne yazık ki, daha çok bir sorunlar yumağı ile birlikte anılmaktadır. Bu bağlamda eğitim sisteminin rolü, yadsınamaz ölçüde büyüktür. Görsel ve işitsel iletişimde yaşanan hızlı gelişmeler, toplumumuzda zaten etkin olmayan okur-yazarlılığı nitelik yönünden daha da zayıf bir noktaya sürüklemiştir.
Demokratik bir toplum, eleştirisel düşünen bireylere ihtiyaç duyduğu gibi, bu bireylerin yetişmesi de demokratik bir ortamın varlığına bağlıdır. Bundan dolayı okuma kültürünün toplumsal ve bireysel açıdan ne denli önem taşıdığını görmek zor değildir.Tam da bu noktada duyarlı ve ilgili her kesime büyük sorumluluklar düşmektedir.
Bu çerçevede ebeveynlere düşen görev ve sorumluluklar şunlardır.
- Çocukları doğmadan hazırlamaya başladıkları bebek odalarına (imkanlar ölçüsünde küçük bir kitaplık eklemeyi unutmamalıdırlar.
- Çocuk doğduktan ve belirli bir algılama düzeyine geldiği dönemden itibaren (6 aydan itibaren) ona resimli kitapları göstermeye başlamalıdırlar.
- Kendileri de çocuklarının yanında fırsat buldukça kitap-dergi-gazete okumalıdırlar.- Çocuklarını kütüphane, kitapevi, kitap fuarı gibi mekanlara götürmeli, oralarda zaman geçirilmelidir.
- Çocuğa düzenli olarak kitap-dergi almalıdırlar.
- Çocuklara önemli günlerde kitap hediye etmelidirler. Çocuğun arkadaşlarına kitap hediye etmesini desteklemelidirler.
- Çocuğuna okuttukları ya da çocuk okuma yazma öğrendikten sonra çocuğun kendi okuduğu kitaplar hakkında onlarla mutlaka söyleşmelidirler. Eleştirici okumanın kaynağı bu söyleşiler olacaktır.
- Okumaları için kitap seçimi konusunda çocuklarına, gerek duyuyorlarsa öğretmenleri ile birlikte yönlendirici olmalıdırlar. Çocuklarının belirleyecekleri ilgileri doğrultusunda, yaşlarına, bulundukları psikolojik döneme, cinsiyetlerine vb. uygun nitelikli kitap seçimi yapmaları son derece önemlidir.
- Çocuklarının genel olarak etkin(sosyal)bir yaşam biçimine sahip olmalarına çalışmalıdırlar. Etkin yaşam biçimine sahip çocukların kitap okumayı da bu yaşam biçiminin bir parçası olarak gördükleri ve okudukları bilimsel çalışmalarla ortaya konmaktadır.
- Kitap okuma konusunda baskıcı ve zorlayıcı bir tutum son derece yanlıştır. Ölçülü bir denetim ve özendirme gerekir.
- Çocuğunda bulunduğu çeşitli topluluklar (akraba, arkadaş,veli toplantısı vb.) içinde,onu okuduğu için övmeli, bu nedenle çok sevindiklerini söylemelidirler.
- Çocuğun televizyon izleme ve bilgisayar kullanma alışkanlıklarını mutlaka denetlemelidirler. Bu denetim yasaklayıcı-zorlayıcı-baskıcı nitelikte olmamalı ve kitap-televizyon-bilgisayar üçlüsünü dengeli biçimde birlikte götürme biçiminde olmalıdır.
- Bilgisayar kullanım süre ve amaçları, izlediği televizyon programları birlikte belirlenmeye çalışılmalıdır. Yine eleştirici ve seçici bir tutum kazanması için bazı televizyon programları ailece izlenmeli ve birlikte değerlendirilmelidir.
- Okuma kültürü konusunda çocuğun öğretmenleri ile mutlaka iletişim ve işbirliği içinde olmalıdırlar.
KAYNAK:Eğitim Sen Yayınları
|