|
Masal ülkesinde yolculuk gibidir
bahar… Gizemli, coşkulu ve huzurlu. Beraberinde birçok değişikliği de getirir.
Hayatı güzelleştirecek değişiklikler.
İlkbahar gelince
kırlarda dolaşmak huzur verir insana. Sıkıntılarınızı alır götürür uzaklara.
Tarifsiz bir sevinç duyarsınız. İçiniz kıpır kıpır olur. Koşabilirsiniz. İstediğiniz kadar bağırabilirsiniz. Sanki
kederleriniz de, attığınız çığlıklar gibidir. Önce acı verir. Sonra yok olur.
İşte o an mutluluk yüreğinizdedir. Tepkileriniz kocaman bir tebessümden
ibarettir. Huzurla dolar içiniz, ilkbahar gelince.
Hayatın sevinç
dolu melodilerini, böylesine küçük anlardan büyük zevkler almayı, yaşamın ne
demek olduğunu bir kez daha anlarsınız; ayaklarınızın altında serili papatyaları
fark ettiğinizde… Toplayıp annenize götürmek istersiniz… Canınız gibi
sevdiğiniz o muhteşem kadını da mutlu etmek için. Tam uzanıp koparacakken bir
gerçeğin daha farkına varırsınız; Bu dünya sizden ibaret değil! Başka
varlıklara zarar vererek sevdiklerinizi mutlu edemezsiniz. Belki farkında
değilsiniz ama ilkbahar insana çok şeyler öğretir.
Doğa bir renk
paletidir rengârenk. Yeşil, beyaz, pembe,
mor, mavi, turuncu, kırmızı, sarı, kahverengi Tüm tonlarıyla dans
ederler karşınızda… Bahar tüm marifetini göstererek en güzel resmini yansıtır
tablosuna. İlkbahar, mükemmel bir şölendir.
İlkbahar çok
başkadır. Mis gibi çiçek, ot, toprak
kokusu… Tüm kış boyunca kömür kokusu solumuş, kasvetli görüntülerden bunalmış
kalplerimizdeki kiri temizlemeye yeter. Caddeler bambaşka bir havaya bürünür.
Tüm bunlar bir yana; siz de daha farklı bakmaya başlarsınız dünyaya. İlkbaharda
herkes, her şey değişebilirmiş gibi gelir insana.
Hilal GÜNGÖR
Mayıs
2011-ÖYG
|